“Film Fragmanları” kategorisi ArÅŸivleri

Uzun zamandır sinemada bu kadar gülmemiştim bir filme. Arada birkaç hayalkırıklığım oldu komedi sanıp girdiğim filmler de oldu ama neyse konumuz bu değil.

26 Åžubat’ta gösterime girenEyyvah Eyvah filminin senaryosu Ata Demirer‘e ait, yönetmen koltuÄŸunda ise Hakan Algül yer alıyor. BaÅŸrolde Ata Demirer’e ise harika oyunculuÄŸu ile Demet AkbaÄŸ eÅŸlik ediyor. Oyuncular, ÅŸive ve çekimler oldukça baÅŸarılı. Senaryo konusunda beklentilerinizi çok yüksek tutmayın, sıkılmayacağınız ve filmden kopayacağınızı söyleyebilirim.

Filmin konusuna gelince; köyde dedesi ve ninesi ile yaÅŸayan Hüseyin’in en büyük tutkusu klarneti ve gönlünü kaptırdığı hemÅŸire Müjgan’dır. Bir gün tesadüf sonucu öldü sandığı babasının yaÅŸadığını öğrendikten sonra, babasını bulmak üzere İstanbul yollarına düşer…

Oldukça güldüğüm ve eğlendiğim bu filmi sinemada seyretmenin en güzel yanı, kahkalara boğulan diğer seyircilerin gülmesine gülmek :)

sinema – fragman – eyyvah eyvah filmin fragmanı | izlesene.com

Comments Yorum yapılmamış »

Dün akÅŸam Warner Bros’un davetlisi olarak Sherlock Holmes filminin öngösterimindeydik. Filmin konusunu okumadan gittiÄŸim ve hatta  “BildiÄŸin dedektif Sherlock Holmes! Dedektif filmi, katil uÅŸak bla bla” diye düşünüyordum.  BaÅŸrolde Robert Downey Jr. olduÄŸuna sevinsem de, açıkçası pek de iyi bir film beklemiyordum :) Ancak filmin ilk sahnelerinden itibaren yanıldığımı anladım.

Sherlock Holmes, Sir Conan Doyle’ın yarattığı, 19.yüzyıl İngiltere’sinde yaÅŸayan ve garip huyları olan bir karakter. Dostu Dr.Watson  ile esrarengiz olayları çözmek için akla hayale gelmeyecek ipuçlarını kullanıyor. Bu iki sakin görünen karakteri, Hollywood dünyasında sevdirme iÅŸi ise, bol aksiyon ve bir tutam görsel efekt ile film yönetmeni Guy Ritchie‘ye düşüyor. Flashback ve flashforward ile biraz Shelock gibi düşünmeyi bize tattırıyor.

15 Ocak 2010′da gösterime giren filmin konusuna gelince; genç kızları, ÅŸeytani ayinlerde kurban eden Lord Blackwood(Mark Strong)’u yakalayıp, davayı çözdüğünü düşünen Sherlock Holmes, asıl davanın ondan sonra baÅŸladığını farketmesi uzun sürmüyor. Dostu Dr.Watson (Jude Law), zekasına hayran olduÄŸu tek kadın ve en büyük rakibi Irene Adler(Rachel McAdams)  ile birlikte ondan hiç bir ÅŸeyin kaçmadığını ıspatlıyor.


Sherlock HolmesWatch more amazing videos here

Comments 2 Yorum var »

2012 gösterimini heyecanla beklediğim filmlerden biriydi. Fragmanda gösterilen çarpıcı görüntüler farklı bir felaket senaryosu ve filmi ile karşılacağımı umuyordum. Beklentilerim karşılandı mı? Sanırım bir kısmı.

Filmi Warner Bros davetlisi olarak Cevahir AVM’de seyrettim. Megaplex salonlarındaki perde büyüklüğü ve koltuk sıraları arasındaki geniÅŸ mesafe beni her zaman memnun etmiÅŸtir.  Filmi ön sırada izlediÄŸim için görsel efektleri yakinen gördüm diyebilirim :p Neyse filme geçelim :)

2009 yılında hikayeyi anlatmaya baÅŸlayan film, Hint’li bir bilim adamının yaptığı keÅŸifle Dünya’nın 2012 yılında büyük bir felaketle yok olacağını farkeder. Amerikalı bilim arkadaşı Adrian Helmsley’e durumu bildirmesiyle, tüm devletler elele verip felaketten kurtulma planı ortaya koyarlar. Nuh’un gemisini andıran devasa gemiler ile felaketten kurtulacaklarını umut ederler.

Depremler, tsunamiler, kazalar o kadar gerçekçi yapılmıştı ki filme kaptırıp Dünya’nın sona erme görüntülerine kanıyorsunuz. Tüylerim diken diken oldu o sahnelerde. Filmde bol bol aksiyon var. İşin duygusal kısmını unutmamak için de karakterlerimiz bir kaç hareket yapıyor. Ancak bu klasik Amerikan duygusallığının ötesine geçmiyor. Bana göre sadece bir göz boyama :)

Filmin yönetmeni ve senaristi Roland Emmerich. John Cusack Limuzin ÅŸoförlüğü yapan bir bilim kurgu kitap yazarı, Amanda Peet Kate Jackson’ın eski karısı, Danny Glover Amerika BirleÅŸik Devleri’nin baÅŸkanı rolünde.

Comments Yorum yapılmamış »

23 Ekim 2009′da gösterime giren Kanal-i-zasyon filminin 21 Ekim’de yapılan galasına davetliydik. Gel git zaman derken, yazı bugüne kaldı. Filmin, ilk curcunası da durulmuÅŸ oldu bu süre içinde.

Öngösterim derken, galaya düştük. Filmi, baÅŸtan beri ” bir Okan Bayülgen filmi” diye nitelendirdik. Dolayısıyla hem eleÅŸtiri hem kahkaha beklentimiz büyüktü :)

Filmin konusuna geçmeden önce, peşin peşin eleştirimi yazayım. Film eğlenceli, ancak ara vermeden seyrettiğim için sonlara doğru filmden keyif almamaya başladım. Filmde anlatılan her olay ve program büyük bir titizlikle hazırlanmasına rağmen, sonu alelâde ve aceleye gelmiş gibiydi. Günümüz görsel medya yayıncılığına karşı büyük bir eleştiri vardı, ancak ben biraz çözüm ışığı da görmeyi beklerdim açıkçası.

Hakan Yılmaz, Rasim Öztekin, Erol Günaydın filmde yer alan diğer oyunculardan bazıları. Ayrıca Vatan Şaşmaz, Zerrin Özer, Erol Büyükburç, Haydar Dümen gibi oldukça çok yardımcı oyuncular var.

Filmin konusuna gelince; Okan Bayülgen‘in canlandırdığı İmdat televizyon bağımlısı bir temizlik görevlisi. Bir gün TV kanalının camlarını silerken, kanal yönetimi keÅŸfediliyor. İmdat’ın en büyük özelliÄŸi seyrettiÄŸi herÅŸeyin reyting rekoru kırması. Böylece İmdat, hızlı bir yükseliÅŸle kanalın başına geçiyor. Kanal farklı ve absürt programlar ile reyting rekorları kırarken, bir yandan da büyük tepki topluyor.

9 Ekim’de gösterime giren Uzak İhtimal filminin ön gösterimine katılma ÅŸansına sahip oldum. Film bol ödüllü ve biraz “sanat” filmi olunca yaptığım eleÅŸtirileri biraz daha demlendirerek yazımı ÅŸimdiye bıraktım (yazmaya fırsatım olmadı diyemiyorum :)

Mahmut Fazıl ÇoÅŸkun‘un yönettiÄŸi filmin baÅŸrollerinde  Nadir Sarıbacak, Görkem Yeltan ve Ersan Uysal yer alıyor. Filmde Clara’yı canlandıran Görkem Yeltan, Tarık Tufan ve BektaÅŸ TopaloÄŸlu ile filmin senaryosunu yazan ekipte.

Uzak İhtimal, yalın bir dille garip bir uzak ihtimali anlatıyor. Resmi sitesinde yer alan filmin konusu ise şöyle anlatılmış:

Müezzinlik yapan Musa, İstanbul Galata’da bir camiye atanır ve caminin lojman olarak kullandığı daireye yerleşir. Yanıbaşındaki dairede Rahibe Anna ve onun bakımıyla ilgilenen Clara yaşamaktadır.

Kiliseyle evi arasında daracık bir hayata sıkışmış Clara’yla İstanbul’da yeni bir hayata başlayan Musa’nın karşılaşması ilginç ve sıcak bir duygunun ortaya çıkmasına neden olur.

En ummadığınız yerde kahkaha ile gülebiliyor veya unuttuğunuz bir şeyi hatırlayabiliyorsunuz. Eleştirilerim ise filmin sonuyla ilgiliydi. Merak etmeyin spoiler veremeyeceğim, ama bol ödül almasının veya sanat filmi olarak nitelendirilmesinin nedeni büyük ihtimalle sonu.

Fırsatınız varken sinema seyredin ;)


Watch a funny movie here

Comments Yorum yapılmamış »

Bu blog BloggerPrivate.com üyesidir.