< class="pagetitle">“Klasik Müzik” kategorisi Arşivleri

14 Nisan’da ölümünün 250.yıldönümü olması nedeniyle, çok ünlü bir bestecinin anma törenleri yapılıyor. George Frederic Handel, ismini ezbere bilmesek de en ünlü oratoryosunun koro kısmını ezbere biliyorsunuzdur.Videoyu izleyelim ve hatırlayalım. Eski olduğu için biraz da nostalji niyetiyle kabul edilebilir :)

Videoda dinlediğiniz George Frederic Handel bestelediği Messiah oratoryosunun koro kısmıydı.

Almanya’dan doğan Handel, 42 yaşında İngiliz vatandaşı oluyor. İngiliz kraliyet sarayı ile arası oldukça iyi olan Handel’in, kral 2. George için 1727’de yazdığı Zadok the Priest o günden beri İngiltere’deki tüm taç giyme törenlerinde çalınmaktadır.

Handel’e büyük ün getiren eseri, Hz.İsa’nın yaşamını anlattığı Messiah isimli oratoryo oldu. Oratoryoyu ilk kez dinleyen kişiler arasında bulunan Kral 2.George, “Hallelujah” kısmına gelince o kadar çok coşuyor ki, ayağa kalkarak o da koroya eşlik etmeye başlıyor. Böylece bu kısmı ve diğer dini oratoryoların nakaratlarını ayakta söyleme dönemi başlıyor.

Bir ilginç nokta da; Handel,  Bach ile aynı dönemde yaşamış. Hatta Almanya’da yaşadıkları yerler birbirine çok yakın. Kaderin bir cilvesi olarak, ikisi de ileri yaşlarda katarakt nedeniyle görme duyularını yitiriyorlar. Dönemin ünlü göz dokturu, her ikisini de narkozsuz ameliyat ediyor. Steril olmayan ameliyat aletleri yüzünden Bach, yaşamını yitiriyor. Handel ise görme yetisini tamamen yitiriyor ve hayatını kaybettiği 1759 yılına kadar, kör olarak kâh doğaçlama, kâh ezberden eserlerini icra etmeye çalışıyor.

Comments Yorum yapılmamış »

Yurdum topraklarına bahar geldi. Yavaş yavaş yüzünü göstermeye başlayan güneş, çiçek açan ağaçlar ve daha umutlu uyandığımız sabahlar… Benim gibi bir kış çocuğu bile, bu kışı da “zaferle” atlattık diye sevinebiliyormuş :) Dört cici hanımdan oluşan ve 2000 yılında kurulan, Bond Grubu‘nun Victory isimli parçaları tam bu zafere uygun bir marş.

Comments Yorum yapılmamış »

Bazı parçalar vardır,sizi alır götür. Bir düş aleminde kaybolur gidersiniz. Edvin Marton‘un Tosca Fantasy’si bende böyle bir etki yaratıyor işte. Klibinde sevdiğim buz patenci Evgeni Pluşenko‘nun olmasının da büyük bir etkisi var.

Comments 1 Yorum var »

Bu blog BloggerPrivate.com üyesidir.